GERÇEĞİ BİLMEK HATAY' HALKININ HAKKIDIR; BU SADECE AŞIRI YAĞIŞ MI?

3 gün önce|Yazan: SELAMİ KURT|2 dakika
GERÇEĞİ BİLMEK HATAY' HALKININ HAKKIDIR; BU SADECE AŞIRI YAĞIŞ MI?
GERÇEĞİ BİLMEK HATAY' HALKININ HAKKIDIR; BU SADECE AŞIRI YAĞIŞ MI?

GERÇEĞİ BİLMEK HATAY' HALKININ HAKKIDIR; BU SADECE AŞIRI YAĞIŞ MI? ​Açık konuşalım… ​Samandağ, Defne ve Antakya hattında yaşanan bu son felaketi yalnızca “aşırı yağış” diyerek geçiştirmek, artık bu halkın aklıyla ve acısıyla alay etmektir. ​Evet, yağmur yağdı. Ama mesele sadece gökyüzünden düşen damlalar değil. ​Sokaklardan akan suyun şiddeti, debisi ve arkasında bıraktığı yıkım, sıradan bir nehir taşmasının çok ötesinde bir tabloya işaret ediyor. Ortaya çıkan görüntüler, normal bir sel felaketinden ziyade, kontrolsüz ve ani bir su boşalımını düşündürüyor. Sahadaki insanlar bunu görüyor, hissediyor ve haklı olarak soruyor. ​Bugün yetkililer yine aynı ezberi tekrar ediyor: “Aşırı yağış… Doğal afet…” ​Peki, sorumluluğu doğaya atıp kenara çekilmek bu kadar kolay mı? Neden kimse şu can alıcı soruları sormuyor: -​Barajlarda ne oldu? - Kapaklar mı açıldı, bu zorunlu ve bir kontrolsüz tahliye neden yapıldı? - ​Eğer bir tahliye yapıldıysa, halk neden önceden uyarılmadı ve tahliye rotaları boşaltılmadı? - ​Bölgedeki su yapılarında ve barajlarda herhangi bir yapısal hasar, sızıntı ya da risk söz konusu mu? - ​Hepsinden önemlisi; 6 Şubat depremlerinin ardından bu barajların statik dayanıklılığı yeniden test edildi mi? ​Unutmayalım: Hatay, asrın felaketini yaşamış yaralı bir şehir. Bu coğrafyada yollar, köprüler, altyapı ve barajlar ağır bir travma geçirdi. Böylesi afet bölgelerinde baraj güvenliği teknik bir detay değil, doğrudan bir halk sağlığı ve can güvenliği meselesidir. ​Mesele sadece doğayı suçlayıp kurumsal sorumlulukları görünmez kılmak olmamalıdır. "Yağmur yağdı, böyle oldu" kestirmeciliği artık bu şehirde karşılık bulmuyor. Çünkü insanlar biliyor ki; bu olağanüstü yıkımın arkasında açıklanmaya muhtaç bir gariplik var. ​YETKİLİLER SUSMAMALI ​Toplumun görevi soru sormak, yetkililerin görevi ise hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde şeffaf cevaplar vermektir. Kamuoyunda dolaşan spekülasyonların önüne geçmenin tek yolu budur. - ​Devlet Su İşleri (DSİ) teknik verileriyle ortaya çıkmalıdır. - ​Hatay Valiliği ve kaymakamlıklar sahayı rahatlatacak net açıklamalar yapmalıdır. - ​İlgili bakanlıklar sessizliğini bozmalıdır. ​Samandağ’daki sel felaketiyle ilgili resmi kurumlar sessiz kaldıkça, bilgi kirliliği ve korku büyüyecektir. Hatay halkı belirsizlik, geçici açıklamalar ya da teselli cümleleri değil; yalnızca ve yalnızca gerçeği istiyor. Salim Diyap Yazdı. #Hatay #Samandağ #Antakya #Defne #HataydaSel #SesimiDuyanVarMı #Şeffaflıkİstiyoruz #DSİAçıklamaYapsın #HatayYalnızDeğildir #Hatayvaliliği

GERÇEĞİ BİLMEK HATAY' HALKININ HAKKIDIR; BU SADECE AŞIRI YAĞIŞ MI? ​Açık konuşalım… ​Samandağ, Defne ve Antakya hattında yaşanan bu son felaketi yalnızca “aşırı yağış” diyerek geçiştirmek, artık bu ha