HACER PASHAYEVA İLE GÖLGE YAZILAR CAHİT GÜNAY NEVRUZ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

2 gün önce|Yazan: SELAMİ KURT|3 dakika
HACER PASHAYEVA İLE GÖLGE YAZILAR CAHİT GÜNAY NEVRUZ ÜZERİNE SÖYLEŞİ
HACER PASHAYEVA İLE GÖLGE YAZILAR CAHİT GÜNAY NEVRUZ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Həcər Pashayeva ile Nevruz üzerine söyleşi

Həcər Pashayeva ile Nevruz üzerine söyleşi

– Nevruz Bayramı’nın kökeni nedir, eski Türkler bu günü nasıl anlamlandırıyordu? Nevruz, eski Türklerin doğayı ve gökyüzünü çok iyi gözlemlemesiyle ortaya çıkan bir bayramdır. Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketini bilen atalarımız, yılın 365 gününü doğru şekilde hesaplamışlardır. Bu döngü içinde gece ile gündüzün eşit olduğu en özel zamanlardan biri de Nevruz’dur. Bu yüzden Nevruz, “Yenigün” yani yeni başlangıçların bayramı olarak kabul edilir.

– Kıştan bahara geçiş süreci Türk kültüründe nasıl ifade edilir? Bu süreç “çile” dönemleriyle anlatılır. 20-21 Aralık’ta başlayan büyük çile 40 gün sürer, ardından 20 gün süren küçük çile gelir ve 20 Şubat’ta sona erer. Daha sonra “boz ay” dediğimiz mart ayı başlar. Bu ayda Nevruz ve çarşambalar kutlanır. Boz aydan sonra ise “kocakarı borcu” denilen 10 günlük bir dönem vardır. Bu da doğanın sürprizlerini hatırlatan bir geçiş sürecidir.

– “Kocakarı borcu” denilen dönem ne anlama gelir? Bu, halk arasında anlatılan ibretlik bir hikâyeye dayanır. Bir kadın baharın geldiğini sanarak elindeki tüm yiyeceği tüketir, fakat hava yeniden soğur ve zor durumda kalır. Bu anlatı bize, doğaya karşı her zaman temkinli olmamız gerektiğini öğretir.

– Nevruz öncesindeki çarşambaların önemi nedir? Çarşambalar doğanın dört unsurunu temsil eder: yel (hava), su, ateş ve toprak. Her biri doğanın uyanışını ve yenilenmesini simgeler. Sonuncusu olan toprak çarşambası, yani İl ahır Çarşamba, en önemli ve en coşkulu şekilde kutlanandır.

– İl ahır Çarşamba’da hangi gelenekler öne çıkar? En bilinen gelenek ateş yakmak ve üzerinden atlamaktır. İnsanlar bu sırada “Ağırlığım uğurluğum ateşe” diyerek kötü enerjilerden arındıklarına inanırlar. Bunun yanında kulak falı, iğne falı gibi gelenekler de vardır. Gençler özellikle bu ritüellerle geleceklerine dair işaretler ararlar.

– Bu fal ve ritüellerden biraz bahseder misiniz? Kulak falında kişi bir kapının önünde durup duyduğu ilk sözü yorumlar. İğne falında ise suya bırakılan iğnelerin birleşmesi, iki kişinin kavuşacağına işaret sayılır. Ayrıca tuzlu ekmek yiyip rüyada su görmek gibi gelenekler de vardır. Bunlar halkın umutlarını ve beklentilerini yansıtan güzel sembollerdir.

– Çocuklar için Nevruz’un ayrı bir yeri var mı? Elbette. Özellikle kapıya şapka bırakma geleneği çocuklar için çok eğlencelidir. Çocuklar kapıyı çalıp kaçar, ev sahibi de şapkanın içine şeker, kuruyemiş gibi hediyeler koyar. Bu, paylaşmanın ve sevincin bir göstergesidir.

– Nevruz sabahı yapılan özel uygulamalar nelerdir? Sabah erken saatlerde su başına gidilir, su içilir ve evlere serpilir. Bunun temizlik, bereket ve sağlık getirdiğine inanılır. Ayrıca mezarlık ziyaretleri de yapılır; geçmişler anılır, dualar edilir.

– Toprak Çarşamba'sının anlamı nedir? Toprak, hayatın temelidir. Vatanı temsil eder. Atalarımızın yattığı, çocuklarımızın büyüdüğü kutsal bir değerdir. Bu yüzden Toprak Çarşambası sabrı, umudu ve yeniden doğuşu simgeler.

– Son olarak Nevruz’un günümüze verdiği en önemli mesaj nedir? Nevruz bize yenilenmeyi, doğayla uyum içinde yaşamayı ve umudu öğretir. Aynı zamanda birlik, beraberlik ve paylaşma duygularını güçlendirir. Bu bayram, geçmiş ile gelecek arasında kurulan güçlü bir köprüdür.

– Okuyucularımıza bir mesajınız var mı? Tüm Türk dünyasının İl ahır Çarşambası ve Nevruz Bayramı’nı kutluyorum. Bu bayramın herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.

Bizde bu güzel röportaj için size teşekkür ediyor, sizin nezdinizde tüm Türk dünyasının ortak bayramı olan Nevruz Bayramını kutluyoruz. CAHİT GÜNAY GÖLGE YAZILAR