HOŞÇAKAL GÜNTÜLÜ

1 ay önce|Yazan: Yönetici|2 dakika
HOŞÇAKAL GÜNTÜLÜ
HOŞÇAKAL GÜNTÜLÜ

HOŞÇA KAL GÜNTÜLÜ

HOŞÇA KAL GÜNTÜLÜ

Ben gidiyorum Güntülü, sen kal burada. Mavi denizleri düşle mesela; ardımdan kıyıya sürüklenen sabrı, taşlara çarpa çarpa adını unutan dalgaları… Göğsünü yarıp geçen bir çığlık gibi göğü bölen yıldırımları düşle; her rengi yarım kalmış bir barış çığlığı gibi gökkuşağını. Vakti belirsiz yağmurlar gibi üstüne yağan bekleyişleri düşün, kırkikindilerde ıslanan suskunluğu… Bir mevsim sürer gibi uzayan akşamları, adımı anmadan geçen günlerin hazana açılan kapılarını düşle Güntülü; benim yokluğuma alışan göğü, senin kalışına razı olan zamanı… Boşver artık benim seni her gün biraz daha çok sevişlerimi, boşver her gidişimde sana geri dönüşlerimi… Çok yoruldum Güntülü… Kalbimde uzun zamandır tekliyor zaten; yanlış anlama, ellerim hâlâ sana alışık beklemelerimde. Ama bu defa başka Güntülü, bu defa başka ben. Bu kez kendimden gidiyorum. Dönüşü olmayan bir yol ağzındayım bu ara; yanıma aldığım bütün kandırılmışlıklarımla… Sana bir yetim sevda bırakıyorum. Üşümüş, yerini her kucakta yadırgayan, her vedada biraz daha yetim bir sevda bu. Tuttuğun her elin arasına, öptüğün her dudağın kıyısına bırakıyorum onu; her kıyıda denizleri besleten gözlerine inat, sana bakmaya kıyamayan, senden sonra kimseye büyümeyen… Bakabilirsen gözlerimi bırakıyorum; ağzımda kefenlenmiş sözlerimi, bir defa gül diye feda ettiğim bütün gülüşlerimi… Bir mahrem gibi; adın anılınca titreyen, kimsede çiçek açmayı becerememiş gönlümü de bırakıyorum sana tamam, biraz kırık dökük ama hâlâ senli. Ben anlamam kavgadan; her kavgada yenilmişliğim ondandır zaten. Gürültüyü de sevmem, yüksek sesler bana ait değil. Sana kalsın korkak sevdaların sahte kahramanları; bir de yetim sevdam. Ara ara içine ince bir sızı düşerse korkma… Derin derin nefes al üç kere, geçer. Geçmezse bir şiir oku, Nazım’dan olsun mesela adımı anmadan. Sonra uyumayı dene; gece 00.30’da uyanırsan biraz canın acır ama geçiyor… bende hep öyle oldu. Gün ağarması ay kızıllığına benzemez Güntülü; yeniden bozulur yeminler, hayat kaldığı yerden devam eder. Ben gidenlerdenim… unutamam, tamam; ama döneceğim diyemem. Bu defa farklı Güntülü, bu defa ben kendimden gidiyorum. Çünkü ben kendimden kalırken bir yanlışlıkla hep sana sarıyor zaman, gidemiyorum… Bu bir kaçış değil, bu bir tükeniş. Bu defa başka Güntülü. Ben kendimden gidiyorum. Ardımda kalan yetim bir sevda ve redd-i miras hakkın sonuna kadar saklı.

Cahit GÜNAY