
Beyaz sayfalar sessiz, öyle durur masada, Gönülden sızan yaşlar, damla damla dökülür. Senin sırdaşın olur sevinçte ve tasada Kalem ele gelince , acı kalpten sökülür
Beyaz sayfalar sessiz, öyle durur masada, Gönülden sızan yaşlar, damla damla dökülür. Senin sırdaşın olur sevinçte ve tasada Kalem ele gelince , acı kalpten sökülür
Zamanın ötesinden, bir ses gelir derinden, Mürekkep olan yerde hayat bulur her hece. Sarsılır koca dünya, oynar sanki yerinden, Gündüzü müjdelerken, sona erer bir gece.
Tarihin aynasıdır, tozlu raflar içinde, Bazen kralın emri. bazen aşkın nidası. Ruhun derinliğinde, aklı neden niçinde Duyulur satırlarda, mazlumun gür sedası.
Kılıçtan keskin ucu, delip geçer zulmeti, Hakikati haykırır, korku bilmez hiçbir an. Yazılan her bir cümle, taşır büyük hikmeti, Söz uçar yazı kalır, değer bulur o zaman.
Bir dervişin elinde, zikre dalar kağıtlar, Âşıkların ateşidir küle dönmüş sinede. Suskun kalan dillerin, feryadıdır ağıtlar, Sonsuz umut yeşerir sırsız bir ayinede
Mısralar köprü kurar, kalpten kalbe bağlanır, Duygular ilmek ilmek, dağılır dört bir yana. Hasretle yanan yürek, sayfalarda dağlanır, Can verir bu mucize, feyat figan her cana.
Tükense de ömrümüz, bitmez bu kutsal nöbet, Son damla düşene dek, kalem yazar gerçeği. Miras kalacak, bize fikirdeki hürriyet, Solmasın diye ektik, ilim denen çiçeği
Orhan Oyanık (İlimdar)