TARİH, DİPLOMASİ VE EGEMENLİK UNSURU OLARAK HATAY DEVLETİ (1938–1939)

1 ay önce|Yazan: Yönetici|4 dakika
TARİH, DİPLOMASİ VE EGEMENLİK UNSURU OLARAK HATAY DEVLETİ (1938–1939)
TARİH, DİPLOMASİ VE EGEMENLİK UNSURU OLARAK HATAY DEVLETİ (1938–1939)

TARİH, DİPLOMASİ VE EGEMENLİK UNSURU OLARAK HATAY DEVLETİ (1938–1939) Doğu Akdeniz’in stratejik, jeopolitik ve sosyo-kültürel açıdan en kritik noktalarından biri olan Hatay, 20. yüzyılın ilk yarısında uluslararası hukuk ve diplomasi tarihine geçen özgün bir bağımsızlık ve bütünleşme süreci yaşamıştır. I. Dünya Savaşı sonrası Fransız mandasına bırakılan bölge, Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlı diplomatik hamleleri neticesinde önce bağımsız bir cumhuriyete dönüşmüş, ardından kendi meclisinin oy birliğiyle aldığı kararla Türkiye’ye katılmıştır. Bu çalışma; Hatay Devleti’nin tarihsel arka planını, kurumsal yönetim yapısını ve anavatana katılım sürecini akademik ve analitik bir yaklaşımla ele almaktadır. ​1. GİRİŞ VE TARİHSEL ARKA PLAN ​Hatay (tarihî adıyla İskenderun Sancağı), Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde 1918 Mondros Mütarekesi’ni müteakip Fransız işgaline uğramıştır. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile Fransız Manda Yönetimi altındaki Suriye sınırları içerisinde özel bir idari statü kazanmış; Türkçe’nin resmî dil olması ve Türk kültürünün korunması güvence altına alınmıştır. ​1930’lu yılların ikinci yarısında Avrupa’da tırmanan bloklaşma ve II. Dünya Savaşı riskleri, Fransa’nın Suriye üzerindeki mandasını kaldırma kararı almasına yol açmıştır. Bu gelişme üzerine Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Sancak bölgesinin geleceğini uluslararası gündeme taşımış ve bölgenin özerkliğini Milletler Cemiyeti (League of Nations) nezdinde tescil ettirmiştir. ​2. HATAY DEVLETİ’NİN KURULUŞU VE ANAYASAL YAPISI ​Milletler Cemiyeti gözetiminde yürütülen görüşmeler ve 1938 yılında yapılan seçimlerin ardından, 2 Eylül 1938 tarihinde bağımsız Hatay Devleti resmen kurulmuştur. ​Devletin siyasi ve idari yapılanması şu kurumsal organlar etrafında şekillenmiştir: ​DEVLET BAŞKANI (CUMHURBAŞKANI): Tayfur Sökmen Milli mücadele yıllarından itibaren bölgedeki Türk cemiyetlerinin liderliğini üstlenen Sökmen, oy birliğiyle Hatay Devleti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı seçilmiştir. ​HÜKÜMET BAŞKANI (BAŞBAKAN): Dr. Abdurrahman Melek Hatay Devleti’nin tek başbakanı olan Melek, yürütme organını oluşturmuş ve bağımsızlık dönemindeki idari reformları yönetmiştir. ​YASAMA ORGANI (HATAY DEVLETİ MİLLET MECLİSİ): 2 Eylül 1938’de toplanan meclisin başkanlığına Abdulgani Türkmen getirilmiştir. 40 milletvekilinden oluşan mecliste, yapılan nüfus tespiti ve seçim ilkeleri uyarınca ezici çoğunluğu Türk temsilciler oluşturmuştur. ​Hatay Devleti Meclisi; devletin anayasasını kabul etmiş, para birimi olarak Türk Lirası'nı benimsemiş ve bayrak olarak ortasında içi kırmızı hatla çizilmiş beyaz yıldız bulunan Türk bayrağını seçmiştir. ​3. TÜRKİYE’YE KATILMA SÜRECİ (İLTİHAK) VE HUKUKİ BOYUT ​Hatay Devleti, kuruluş amacından itibaren geçici bir egemenlik yapısı olarak kurgulanmış; nihai hedef anavatan Türkiye ile birleşmek olarak belirlenmiştir.TARİH, DİPLOMASİ VE EGEMENLİK UNSURU OLARAK HATAY DEVLETİ (1938–1939) Doğu Akdeniz’in stratejik, jeopolitik ve sosyo-kültürel açıdan en kritik noktalarından biri olan Hatay, 20. yüzyılın ilk yarısında uluslararası hukuk ve diplomasi tarihine geçen özgün bir bağımsızlık ve bütünleşme süreci yaşamıştır. I. Dünya Savaşı sonrası Fransız mandasına bırakılan bölge, Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlı diplomatik hamleleri neticesinde önce bağımsız bir cumhuriyete dönüşmüş, ardından kendi meclisinin oy birliğiyle aldığı kararla Türkiye’ye katılmıştır. Bu çalışma; Hatay Devleti’nin tarihsel arka planını, kurumsal yönetim yapısını ve anavatana katılım sürecini akademik ve analitik bir yaklaşımla ele almaktadır. ​1. GİRİŞ VE TARİHSEL ARKA PLAN ​Hatay (tarihî adıyla İskenderun Sancağı), Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde 1918 Mondros Mütarekesi’ni müteakip Fransız işgaline uğramıştır. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile Fransız Manda Yönetimi altındaki Suriye sınırları içerisinde özel bir idari statü kazanmış; Türkçe’nin resmî dil olması ve Türk kültürünün korunması güvence altına alınmıştır. ​1930’lu yılların ikinci yarısında Avrupa’da tırmanan bloklaşma ve II. Dünya Savaşı riskleri, Fransa’nın Suriye üzerindeki mandasını kaldırma kararı almasına yol açmıştır. Bu gelişme üzerine Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Sancak bölgesinin geleceğini uluslararası gündeme taşımış ve bölgenin özerkliğini Milletler Cemiyeti (League of Nations) nezdinde tescil ettirmiştir. ​2. HATAY DEVLETİ’NİN KURULUŞU VE ANAYASAL YAPISI ​Milletler Cemiyeti gözetiminde yürütülen görüşmeler ve 1938 yılında yapılan seçimlerin ardından, 2 Eylül 1938 tarihinde bağımsız Hatay Devleti resmen kurulmuştur. ​Devletin siyasi ve idari yapılanması şu kurumsal organlar etrafında şekillenmiştir: ​DEVLET BAŞKANI (CUMHURBAŞKANI): Tayfur Sökmen Milli mücadele yıllarından itibaren bölgedeki Türk cemiyetlerinin liderliğini üstlenen Sökmen, oy birliğiyle Hatay Devleti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı seçilmiştir. ​HÜKÜMET BAŞKANI (BAŞBAKAN): Dr. Abdurrahman Melek Hatay Devleti’nin tek başbakanıdır.

TARİH, DİPLOMASİ VE EGEMENLİK UNSURU OLARAK HATAY DEVLETİ (1938–1939) Doğu Akdeniz’in stratejik, jeopolitik ve sosyo-kültürel açıdan en kritik noktalarından biri olan Hatay, 20. yüzyılın ilk yarısında