TARİHİN İRFANLA BULUŞTUĞU NOKTA: HACI BEKTAŞ-I VELİ VE 16-18 AĞUSTOS ANMA GÜNLERİ

1 hafta önce|Yazan: Yönetici|2 dakika
TARİHİN İRFANLA BULUŞTUĞU NOKTA: HACI BEKTAŞ-I VELİ VE 16-18 AĞUSTOS ANMA GÜNLERİ
TARİHİN İRFANLA BULUŞTUĞU NOKTA: HACI BEKTAŞ-I VELİ VE 16-18 AĞUSTOS ANMA GÜNLERİ

TARİHİN İRFANLA BULUŞTUĞU NOKTA: HACI BEKTAŞ-I VELİ VE 16-18 AĞUSTOS ANMA GÜNLERİ

TARİHİN İRFANLA BULUŞTUĞU NOKTA: HACI BEKTAŞ-I VELİ VE 16-18 AĞUSTOS ANMA GÜNLERİ

13 ücü ​yüzyıl Anadolu'su, Moğol istilasının yarattığı siyasi kargaşa ve sosyal çalkantılarla sarsılırken; Horasan’dan yükselen bir irfan meşalesi, bu coğrafyanın toplumsal harcını yeniden karma görevini üstlendi. Ahmet Yesevî geleneğinin Anadolu’daki en güçlü temsilcilerinden biri olan Hacı Bektaş-ı Veli, geliştirdiği hoşgörü, adalet ve insani değerlere dayalı öğretiyle yalnızca kendi çağını değil, takip eden asırları da şekillendiren tarihsel bir figür haline geldi. ​Hacı Bektaş-ı Veli’nin tarihsel mirasını yaşatmak amacıyla her yıl 16 - 18 Ağustos tarihleri arasında Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu köklü birikimin akademik, kültürel ve toplumsal boyutlarıyla ele alındığı uluslararası bir platform niteliğindedir. ​16-18 Ağustos tarihlerinin sembolik ve tarihsel önemi şu temel unsurlar etrafında şekillenir: ​Tarihsel Kimlik ve Kültürel Hafıza: Bu tarihler, Alevi-Bektaşi kültürünün tarihsel sürekliliğini vurgulama, sözlü ve yazılı literatürü müze, kütüphane ve akademik paneller aracılığıyla gelecek nesillere aktarma işlevi görür. ​Evrensel Hümanizma: UNESCO tarafından da anma programlarına dahil edilen bu süreç; "İncinsen de incitme" ve "Yetmiş iki milleti bir gör" ilkeleri doğrultusunda, farklı kültür ve inançların barış içinde bir arada yaşama kültürünü pekiştirir. ​Toplumsal Birlik ve İrfan: Törenler; dergâh ziyareti, semah ritüelleri ve edebiyat oturumlarıyla, Anadolu irfanının ayrıştırıcı değil bütünleştirici sosyolojik yapısını gözler önüne serer. ​Hacı Bektaş-ı Veli’yi tarihsel bir perspektifle anlamak; onun Bektaşilik düşüncesiyle Osmanlı Devleti’nin kuruluş evresindeki sosyal dokuya ve Yeniçeri Ocağı'nın manevi teşekkülüne yaptığı etkiyi doğru okumaktan geçer. Günümüzde 16-18 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen anma programları, bu tarihsel derinliği modern dünyadaki evrensel insan hakları ve toplumsal barış arayışıyla buluşturan stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etmektedir.

​HACI BEKTAŞ-I VELİ

​Horasan’dan doğan güneş, Anadolu oldu bir eş. Sevdayla yoğruldu kardaş, Gönül yolun seçen gelsin.

​Nice gönle umut ekti, Karanlıkta kandil yaktı. Sevgi ile taçlar taktı, Muhabbette pişen gelsin.

​Taşı atıp şu gönülden, Bağı kurup öz sevgiden. Geçip giden bu nefsinden, Birlik meye düşen gelsin.

​Aşkla yoğrulmuştur özü, Temiz olsun söyler sözü. Hak görür hisli iki gözü, Eren izden giden gelsin.

​Gezgini der, sevgi sözüm, Barış ile güler gözüm. Hacı Bektaş benim özüm, Meydanına varan gelsin. ​YUSUF GÜL — GEZGİNİ