
5 Temmuz Ürümçi Katliamı: Sessiz Çığlık ve Unutulmayan Acı 5 Temmuz 2009 tarihi, Doğu Türkistan tarihine kara bir leke, masum canların yitip gittiği ve hak arayışının şiddetle bastırıldığı bir dönüm noktası olarak kazınmıştır. Bugün, o gün yaşananların üzerinden yıllar geçse de, yüreklerdeki sızı ilk günkü tazeliğini koruyor. 5 Temmuz 2009: Ne Yaşandı? Urumçi’de başlayan ve ardından bölgenin geneline yayılan olaylar, sadece bir toplumsal huzursuzluk değil, temel insan haklarının ağır bir ihlali ve büyük bir trajediydi. Başlangıçta barışçıl bir protesto olarak başlayan süreç, kısa sürede büyük bir şiddet sarmalına dönüştü. Bu süreçte: Yüzlerce masum insan hayatını kaybetti, binlercesi ağır yaralandı. Keyfi tutuklamalar ve "kayıplar" yaşandı; birçok aile bir daha asla sevdiklerinden haber alamadı. İletişim ağları kesilerek bölge dünyadan izole edildi, gerçeklerin dışarıya ulaşması engellendi. Bu olaylar, bölgedeki Uygur Türklerinin kimliklerine, kültürlerine ve varlıklarına yönelik baskı politikalarının şiddetli bir dışavurumu olarak hafızalara kazındı. Dünya Neden Sessiz? Urumçi’de yaşananlar, uluslararası toplumun vicdan sınavıdır. Ekonomik çıkarlar, jeopolitik dengeler ve siyasi hesaplar, ne yazık ki temel insan haklarının önüne geçebilmektedir. İnsan hakları savunucuları, yaşananların sistematik bir soykırım ve asimilasyon süreci olduğunu defalarca raporlamış olsa da, küresel çapta beklenen kararlı duruş ve somut adımlar çoğu zaman sınırlı kalmıştır. Sessizlik, sadece bir suskunluk değil, aynı zamanda haksızlığa karşı bir onay mekanizması olarak algılanmaktadır. Oysa adalet, kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın her zaman savunulması gereken evrensel bir değerdir. Unutmadık, Unutturmayacağız 5 Temmuz, sadece bir tarih değil; aynı zamanda bir hatırlatma sorumluluğudur. Tarih, sessiz kalanların da yaşanan acılardan sorumlu olduğunu defalarca göstermiştir. Bizler, Urumçi’de yitip giden canların anısını yaşatmak, yaşanan adaletsizliği dünya gündeminde tutmak ve mazlumların sesi olmakla yükümlüyüz. Hakikat peşinde olmak: Gerçeklerin karartılmasına izin vermemek. Vefa göstermek: Zulüm altında olan kardeşlerimizi her platformda hatırlamak. Adalet aramak: Uluslararası hukuk çerçevesinde, temel insan hakları ihlallerine karşı ses yükseltmeye devam etmek. Urumçi’nin acısı, vicdanı olan herkesin acısıdır. Adalet tecelli edene, temel hak ve özgürlükler güvence altına alınana kadar bu davanın takipçisi olmak, tarihe karşı sorumluluğumuzdur. 5 Temmuz’da kaybettiğimiz tüm kardeşlerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Acıları acımız, davaları davamızdır. #DoğuTürkistan #Urumçi #5Temmuz #UygurTürkleri #İnsanHakları #Adalet #UnutmadıkUnutturmayacağız #UrumçiKatliamı #DoğuTürkistanSesVer #İnsanlıkSuçu Tanay Yücel