İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI. AZERBAYCANLI MUHACİR LEJYONERLER VE ALMANYA BASINI 2.BÖLÜM

3 gün önce|Yazan: Yönetici|3 dakika
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI. AZERBAYCANLI MUHACİR LEJYONERLER VE ALMANYA BASINI 2.BÖLÜM
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI. AZERBAYCANLI MUHACİR LEJYONERLER VE ALMANYA BASINI 2.BÖLÜM

Araştırmanın Yöntemi: Makale, İkinci Dünya Savaşı döneminde Alman basın organlarında Azerbaycanlı lejyonerlerin faaliyetlerini konu alan ve bizzat lejyonerler tarafından kaleme alınan yazıların incelenmesine dayanmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu dönemde Almanya’da yayımlanan Azerbaycan ve Almanca gazeteler araştırılmıştır. Bu amaçla, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Berlin şehrinde bulunan Federal Arşiv’e başvurulmuş; arşiv tarafından tarafımıza gönderilen ve 1943–1945 yılları arasında Almanya’da yayımlanan “Azerbaycan”, “Azerbaycan Lejyonu”, “Legioner”, “Berliner Börsen”, “Grüner Tageblatt” ve “Main-Frank Zeitung” gazetelerinde yer alan makaleler Azerbaycan Türkçesine çevrilerek ayrıntılı biçimde incelenmiş ve bu çalışma hazırlanmıştır. Giriş: 22 Haziran 1941 tarihinde Alman orduları, herhangi bir savaş ilanı ya da resmî bildirimde bulunmaksızın Sovyetler Birliği’ne saldırmıştır. Oysa 23 Ağustos 1939 tarihinde Sovyetler Birliği ile Almanya arasında “Saldırmazlık Paktı” olarak bilinen Molotov-Ribbentrop Pact imzalanmıştı. Bu anlaşma, Joseph Stalin ile Vyacheslav Molotov ve Joachim von Ribbentrop arasında akdedilmiştir. Uzun yıllar süren ve büyük kayıplara yol açan savaş hakkında çok sayıda kitap kaleme alınmış, belgesel ve kurmaca filmler çekilmiştir. Savaş yıllarında Azerbaycan halkının mücadeleci ve azimli evlatları, gerek cephede gerekse cephe gerisinde üstün gayret ve fedakârlık örnekleri sergilemişlerdir. Həzi Aslanov, İsrafil Məmmədov ve Mehdi Hüseynzadə gibi kahramanlar, büyük cesaret göstererek adlarını tarihe yazdırmışlardır. Faşizm üzerindeki zaferi büyük ölçüde kendi ulusal anlatısı çerçevesinde sahiplenen Rusya, 9 Mayıs 2025 tarihinde Moskova’daki Kızıl Meydan’da zaferin 80. yıl dönümünü kutlamıştır. Ancak söz konusu zafer yalnızca Rusya’ya ait değildir; dönemin Sovyetler Birliği’ni oluşturan tüm cumhuriyetlerin, Azerbaycan dâhil, bu zaferde önemli payı bulunmaktadır. Özellikle Azerbaycan petrolünün savaş sürecindeki stratejik rolü dikkate alındığında, bu katkının belirleyici olduğu görülmektedir. Nitekim Adolf Hitler’in Sovyetler Birliği’ne yönelik saldırı planlarında, Azerbaycan’ın zengin petrol kaynakları ve yer altı servetlerinin önemli bir etken olduğu bilinmektedir. Savaş, Azerbaycan için de beklenmedik bir gelişme olmuştur. Joseph Stalin’in izlediği siyasetin stratejik hataları sonucunda savaşın ani biçimde başlaması, ilk günlerden itibaren çok sayıda Azerbaycanlının hayatını kaybetmesine ve esir düşmesine yol açmıştır. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin yıkılmasına sebep olan Sovyet yönetimine karşı Azerbaycanlıların kalbinde var olan tepki, Bolşevizme duyulan hoşnutsuzluk, 1937 yılından itibaren yoğunlaşan ve toplumu korku atmosferi içinde bırakan baskı ve tasfiye politikaları ile cephede yürütülen Alman propagandası, birçok Azerbaycanlı askerin Almanya safında Sovyetler Birliği’ne karşı savaşmasına zemin hazırlamıştır. Söz konusu dönemde bazı Azerbaycanlı aydınlar, bunlar arasında Məhəmməd Əmin Rəsulzadə ve Binbaşı Əbdürrəhman Fətəlibəyli Düdənginski, Azerbaycanlı savaş esirlerinin Alman ordusu bünyesinde ayrı bir lejyon hâlinde örgütlenmesi için önemli çaba sarf etmişlerdir. Rəsulzadə, başkanlığını yürüttüğü heyetle birlikte Adolf Hitler ile görüşmüş ve Azerbaycanlı esirlerin toplu imha tehlikesinden kurtarılması yönünde girişimlerde bulunmuştur (N. Yaqublu, 2014, s. 58–60). Öte yandan, Rəsulzadə’nin yakın çalışma arkadaşı olan Fətəlibəyli Düdənginski de eski bir Sovyet subayı olarak savaşa katılmış; Baltık bölgesinde Almanlar tarafından esir alındıktan sonra esir kamplarında uygulanan ağır muameleye bizzat tanık olmuştur. Esaretten kurtulmasının ardından Azerbaycan Lejyonu’nun kurulması fikrini geliştirmiş ve bu birliğe liderlik etme kararı almıştır. Bu amaçla 1941 yılında Hitler’e bir mektup yazdığı bilinmektedir. Alfred Rosenberg’in teklifi üzerine Hitler, 22 Aralık 1941 tarihinde Azerbaycanlılardan oluşan bir lejyon kurulması yönünde emir vermiştir (M. Cəfərli, 2003, s. 47–49). Halkını ve vatanını hayatı pahasına seven Fətəlibəyli, Azerbaycanlı esirleri korumak ve karşı olduğu Bolşevik ideolojiye karşı mücadele etmek amacıyla Azerbaycanlı lejyonerlerle birlikte savaşmıştır. Azerbaycanlı askerlerin cephede elde ettikleri başarılar, dönemin Alman basın organlarında da yer bulmuştur. Alman gazetelerinde yayımlanan bazı makaleler doğrudan Azerbaycanlı lejyonerler tarafından kaleme alınmıştır. Savaş öncesinde de Almanya’da Azerbaycan ve Almanca yayımlanan “Azerbaycan” gazetesi (1932), Azerbaycan Türkçesinde yayımlanan “Kurtuluş” dergisi (1934) ve aynı yıl hem Azerbaycan hem de Almanca yayımlanan “İstiklal” gazetesi, Azerbaycanlı muhacir aydınların önemli yayın organları arasında yer almıştır.

Araştırmanın Yöntemi: Makale, İkinci Dünya Savaşı döneminde Alman basın organlarında Azerbaycanlı lejyonerlerin faaliyetlerini konu alan ve bizzat lejyonerler tarafından kaleme alınan yazıların incele